Assos surlari

Assos Surları yapım tekniğinde en dikkat çekici unsur duvar yapımında harç kullanılmamış olmasıdır. Blok halinde kullanılan andezit taşlarının arasında kalan boşluklar küçük taş parçalarıyla ve toprakla doldurulmuştur. Böylece sağlam ve korunaklı surlar elde edilmiştir. Surların kalınlığı dış cephelerde üç metreye kadar ulaşmaktadır.
Oldukça sağlam inşa edilmiş olan Assos surları belirli kısımları günümüze ulaşmıştır.Assos Surları nın en iyi korunmuş olan ve günümüze ulaşan kısımları batı kapısına giden yol üzerinde, batı kapısı ve çevresindeki surlardır. Batı kapısı tüm ihtişamı ile ayakta olup her iki tarafında 20 metre yüksekliğinde dikdörtgen planlı kuleleri yer almaktadır. Batı kapısının yer aldığı surlarda ayrıca altı tane daha küçük çaplı kapı yer almaktadır.

Bizanslılar döneminde Akropolisin çevresinde yeni bir sur inşa edilmiş olup surlar üzerinde 4 adet kare 4 adette yuvarlak planlı kule bulunmaktadır. Kulelerinin en iyi korunmuş olanları Murat Hüdavendigar Camisinin üst kısmında yer almakta olup girişleri sonradan ilave edilen bir duvarla kapatılmıştır. Diğer kulelerin içten kısımları açık olup kuleler üzerinde birçok gözetleme delikleri bulunmaktadır.

Reklamlar

Assos kenti duvarlari

Antik kentin en önemli kalıntılardan biride kentin etrafında inşa edilmiş olan 3.200 metrelik kent surlarıdır. Assos Surları yaklaşık 55 hektarlık bir alanı çevrelemektedir. Kente giriş iki büyük (doğu ve batı kapısı) yedi küçük kapıdan giriş sağlanmıştır. İlk surlar batı nekropolünün üst kısmında yer almakta olup M.Ö 6 yüzyıl sonlarında inşa edilmiş olan Polygonal duvardır. Surların günümüzde çok az bir kısmı ayaktadır. Surların geri kalan kısımları M.Ö 4 yüzyıla aittir. Surların ayakta kalan kısımları çoğunlukla Helenistik diğer kısımları ise Arkaik döneme tarihlenmektedir.

Yapı malzemesi olarak bölgede en kolay bulunan andezit taşı kullanılmıştır. Andezit taşında pembe renkler hâkimdir. Plajioklas mineralleri pembe bütünlükte beyaz benekler oluşturur. Porozite (içinde boşluklar olan) bir kayadır ve ısı yalıtımı yüksektir, kışın soğuğu, yazın sıcağı geçirmez. Porozite sebebiyle temelde kullanılmaz. Nem çekici özelliği vardır. İşlenmesi; ıslanınca boşlukları dolar, suyu emer, basınçla kırılması kolaydır. Suda bekletilince kolay işlenir. Görüntüsü güzel olup, mermer gibi parlak değildir.

Assos antik orkestra

Orkestra alanının yarıçapı yaklaşık 32 metre olup sahnenin genişliği 19.14 metredir. Tiyatro sahnesinin klasik tiyatro planlarında olduğu gibi ortada büyük yanlarda ise orantısal olarak eşit ortadakine göre daha küçük olan üç kapı yer almaktadır. Sahne yüksekliği 43 metre civarında olması muhtemeldir. Dairesel kaldırımın genişliği 4 feet ve 5 inçtir
Assos Antik Tiyatro nun açığa çıkarılmasına ilişkin ilk çalışma 1881–1883 yılları arasında Francis H. Bacon ve Joseph Thacher Clarke tarafında yapılmıştır. Tiyatro bundan tam 100 yıl sonra Prof. Dr. Ümit Serdaroğlu başkanlığındaki kazı ekibi tarafından ortaya çıkarılarak restorasyon çalışmaları başlatılmıştır.

1944 depreminden oldukça etkilenen Assos Antik Tiyatro sonraki süreçte taş ocağı olarak kullanılmaya başlayınca oldukça yıpranmıştır. Günümüzde restorasyon çalışmaları yapılmakta olan tiyatro çeşitli konser ve festivallere ev sahipliği yapmaktadır. Yıkılan duvarları ve oturma yerleri restorasyon çalışmaları sırasında yeniden yapılmış olup günümüzde 1.500 kişilik kapasitesi ile çeşitli konserlere ev sahipliği yapmaktadır

Assos antik tiyatro

Tiyatro Assos antik kentinin güney yamacında antik kentte sosyal hayatın odak noktası olan Agoranın yer aldığı terasın alt kısmında yer almaktadır. Doğal bir kaya oyuğunun içerisinde inşa edilmiş olan tiyatro yapım tekniği ve planı açısında Roma dönemi eseridir. Muhtemelen eskisinin yerine genişletilerek yeniden inşa edilmiştir. Tiyatro yaklaşık olarak 5000 kişilik kapasiteye sahiptir. Tiyatro iki diazoma (koridor) ile üç bölüme ayrılmıştır.

Assos Antik Tiyatro da aşağıdan yukarıya 7 yürüyüş yolu bulunmaktadır. Her diazoma arasında 6 oturma sırası bulunmaktadır. Birinci sette yer alan oturma grubunda 15 sıra ikinci sette yer alan oturma grubunda 16 sıra üçüncü oturma grubunda ise 8 oturma sırası bulunmaktadır. Assos Antik Tiyatroya doğu ve batı yönün de yer alan tonozlu iki geçitten giriş sağlanmıştır. Tiyatronun paradoks duvarlarında her iki tarafta da birinci koridorun ikinci oturma sırasının başlangıcına denk gelecek şekilde beşik tonozlu birer mekân vardır. Muhtemelen bu mekânlar görevliler için yapılmıştır.

Assos antik sehri

Şehre giriş Batı ve Doğudan olmak üzere iki kapıdan sağlanmaktadır. Batı yönünde ana kapıyla birlikte altı giriş kapısı daha yer almaktadır. Assos Antik Kenti kent duvarları içerisinde günümüze en iyi şekilde ulaşmayı başarmış olan kısım Batı kapısı ve çevresindeki duvarlardır Her iki kapının çift kulesi bulunmaktadır. Batı kapısının kuleleri günümüzde ayaktadır. Kapının ön kısmında kentin ana nekropolü yer almaktadır
Doğu kapısı çok kötü durumda olup kısmi bir duvar ve birkaç sütun bulunmaktadır. Doğu kapısı yönünde çok fazla çalışma yapılmadığından kapı adeta ağaçlıklar içerinde kaybolmuştur.

Kentin güneyinde aşağıda yer alan denize bakan kısımları surlarla çevrilmiş olup yerleşme taş kullanılarak oluşturulmuş olan teraslar üzerine oturtulmuştur. Bu bölümde taş ocağı olarak kullanım alanları bulunmaktadır. Kentin bu kısmında alt yapının gelişmişliği dikkat çekicidir

Kuzeybatıdan girişten itibaren yol küçük tepelerin etkisiyle oldukça kıvrımlıdır. Bu kısımda yerleşim Topoğrafik yapının etkisiyle yapay teraslar üzerine yapılmıştır. Bu kısımda ızgara planı ve konsantrik yay planı tarzında yapılaşma gözlenmektedir. Yerleşim teraslar zerinde yer aldığından yol ile bağlantı belirli aralıklarla inşa edilmiş olan merdivenler ile sağlanmıştır.

Batı kapısından girildikten sonra sosyal amaçlı kullanım alanları yer almaktadır. Gymnasium, agora, stoalar, hamam, bouleuterion, kilise, Agora tapınağı ve aşağı kısımda tiyatro ve yerleşim yerleri yer almaktadır. Yerleşim alanları güney ve doğu yamaçlarında yer alan teraslarda yoğunlaşmıştır.

Çizim: Osman Çapalov

Assos Antik Kenti nin iki nekropolü bulunmaktadır. Ana nekropol batı kapısına giden taş yolun alt ve üst kısımlarında yer almaktadır. Batı nekropol alanında mezar örnekleri rahatlıkla görülebilirken doğu nekropol alanında herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Batı nekropolü zaman içerisinde Ayazma tepeye doğru ilerlemiştir.
Zeusun çok sevdiği kızı sanat, strateji ve barış tanrıçası Athena kuzey Ege bölgesinin en popüler tanrısıdır. Bu bölgede yapılmış olan bir çok İon ve Aiol kentleri Athena’ya adanmıştır. Athena Assos’unda koruyucu tanrısı olup kentte adına tapınak inşa edilmiştir. Antik Smyrna (İzmir), Phokaia (Foça) ve Troy kentleri Athena’ya adanmış en popüler antik yerleşim yerleridir. Assos’ta Athena ile birlikte, Hermes tanrısına da tapılıyordu. Hermes tanrısı Zeusun oğlu olup rüzgarın ve hırsızların tanrısıdır. Ayrıca Şans ve Şehir Tanrıçası Tykhe, nekahet tanrısı Telesphoros ve Sağlık tanrısı Asklepios’a da Roma döneminde ibadet edilmiştir.

Assos antik kenti

Assos Antik Kenti oldukça sarp bir konik tepe üzerinde yer alan süpürgelikler üzerine kurulmuştur. Tepenin deniz seviyesinden yüksekliği yaklaşık olarak 236 metre olup yükselti diklemesinedir.

Şehrin güneye bakan kısmı dışında kalan kısımları olukça yüksek ve kuvvetli surlarla çevrilmiştir. Toplam uzunluğu 3.200 metre olan surların yüksekliği yer yer 14. metreyi bulmaktadır. Surlarda andezit taşı kullanılmış olup taş işçiliği oldukça dikkat çekicidir. Kentin doğu ve güney kısımları sarp bir vadi ile ayrılmaktadır. Şehrin iki nekropolünden Batı Nekropolü kuzey sınırında yer almakta olup farklı bir yapım tekniği kullanılmıştır.

Assos Antik Kenti nin en eski duvarı M.Ö 6 yüzyılda inşa edilmiş olup Batı nekropolünün hemen üst kısmında yer almaktadır. Duvar kısmen de olsa günümüze ulaşmayı başarmıştır. Duvar yapımında dikkat çeken önemli hususlardan biri harç kullanılmamış olup çok kenarlı taşlarla inşa edilmiş olmasıdır. (Poligon Taş) Kent duvarları içerisinde poligon duvar parçalarına sıkça rastlanmaktadır.

Canakkale Assos

Assos (Grekçe: Άσσος, günümüzde Behramkale), Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde, Edremit Körfezi’nin kıyısında yer alan bir antik kent. Tarih boyunca Yunan, Makedon, Pers dönemlerinde yerleşim gören bölge Orta Çağ’da terk edilmiştir.

Assos, Pavlus tarafından ziyaret edilmiştir ve kent bu nedenle Hıristiyanlarca kutsal olarak kabul edilir.

MÖ 900’lerde kurulan bu kentin en gözalıcı yeri en tepesine yapılmış olan, Dorik yapılı, Athena Tapınağı’dır. Şehrin bir diğer turistik özelliği de tapınaktan görülen muhteşem manzaralarıdır. Aktif olduğu zamanlarda Assos, bulunduğu bölgedeki tek büyük limana sahip olduğu için geçen gemiler sayesinde zengin olmuştur. Kentin ayrıca büyük bir amfitiyatrosu da vardır.

Günümüzde, şehrin olduğu dağın eteklerinde ve yamaçlarındaki Behramkale kenti halen aktiftir.